22 Nisan 2012 Pazar

İkizdere`de HES protestosu

Halkın direnişine karşı Karadeniz HES belasından bir türlü kurtulamıyor.

SİT ve Turizm Alanı İlan Edilen İkizdere Vadisinde Kurulması Planlanan Yeni HES Projeleri İçin ÇED Toplantıları Yapılmaya Başlandı

Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yerel halkın hidroelektrik santral (HES) projelerine karşı sürdürdüğü tepki, demokratik ve hukuksal mücadele devam ederken; hükümetin HES’lerin önünü açılması yönündeki çalışmaları da sonuçlarını vermeye başladı.

Hükümetin 648 Sayılı KHK’yla ortadan kaldırdığı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından Doğal SİT kararı alınan Rize’nin İkizdere Vadisi’nde yapılmak istenen HES projeleri için yeniden ÇED süreçleri başlatıldı. İkizdereliler, köylüler ve yaşam savunucuları İkizdere’de yeniden başlatılan ÇED sürecine ve toplantılara tepki göstererek protesto etti.

Daha önce ‘Turizm Bölgesi’ ilan edilen Ovit Dağı alanı içerisinde yer alan Sivrikaya Köyü ‘Çakçor Deresi’ üzerinde Yataksu enerji firması tarafından yapılması planlanan 3,33 megavat kurulu gücündeki Gelintaşı Regülatörü ve HES projesi için Sivrikaya Köyü’nde 2. kez ÇED toplantısı yapılacağı duyuruldu.

Valilikten ÇED Duyurusu!

Rize Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamanın ardından ‘İkizdere Çakçor Deresi üzerinde, Yataksu Elektrik firması tarafından yapılması planlanan 3.33 megavat kurulu gücündeki Gelintaşı Regülatörü ve HES projesi için ÇED Sürecine Halkın Katılımı Toplantısı’ düzenlendi.

İkizdere’nin Sivrikaya Köyü Kahvehanesinde düzenlenen toplantıya, proje sahibi firma, DSİ Bölge Müdürlüğü ile Rize Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yetkilileri katıldı.

Köylerinde ve bölgede hiçbir HES projesi istemediklerini, İkizdere Vadisi’nin SİT Alanı ilan edildiğini ve bölgenin ayrıca Turizm Bölgesi olduğunu, koruma öncelikli alanlar arasında yer aldığını kaydeden Sivrikaya ve Çamlık Köylüleri ise, yapılmak istenen ÇED toplantısının yasalara ve hukuka aykırı olduğu ve toplantıyı düzenlemek isteyenlerin açıkça suç işlediğini belirterek; toplantıya katılmadı ve protesto etti. Köy kahvehanesindeki toplantıya katılan firma yetkilileri ve çalışanları ile diğer kurum ve kuruluşların toplantı tutanaklarını imzalayarak, toplantıyı yapılmış şeklinde göstermeye çalıştıkları kaydedilirken; köylüler bu toplantının ‘yok’ hükmünde sayılması gerektiğini belirterek tepki gösterdi.

Çevre il Müdürlüğü yetkililerinin, toplantının yasa ve yönetmeliklerle hukuka uygun şekilde düzenlendiği yönündeki ifadelerini kabul etmeyen köylüler ilgili firmanın bir an önce projeden vazgeçmesi gerektiğini belirterek, tepkilerini sürdürdüler.

Daha önce de aynı bölgede yapımı planlanan Sarmakol HES projesinin ÇED Toplantısını protesto eden Çamlık ve Sivrikaya köylüleri adına bir açıklama yapan Derelerin Kardeşliği Platformu (DEKAP) İkizdere Temsilcisi İsmet Ekşi, HES firmalarının hukuka aykırı işlem yaptığını ve Valilikler ile diğer ilgili kurumların da bu hukuksuzluğa ortak olarak göz yumduğunu ileri sürdü.

Çamlık Köyü Muhtarı Şemsi Özkan ile köylüler Cengiz ve Celal Öztürk ile birlikte ortak bir açıklama yapan DEKAP İkizdere Temsilcisi Ekşi, köylülerin hiçbir şekilde köylerinde veya bölgede HES istemediğini, ÇED toplantısını da kabul etmediklerini kaydederek; yapılan toplantının yasa ve yönetmelikler ile hukuka aykırı olduğunu ve suç işlendiğini kaydetti.

Hukuksuzluk Yapılıyor!

Bölgedeki yayla köylüleri ile birlikte HES projeleri ve taşocakları ile benzeri tüm projelere karşı olduklarını anlatan DEKAP Temsilcisi İsmet Ekşi, “Burada yapılan işlemlerin yasalara aykırılığı ve hukuksuzluğu konusunda yetkili ve ilgilileri defalarca uyardık ve yine de uyarıyoruz. ‘Yok’ hükmündeki bu toplantılar burada yapılamaz ve yapılmış gibi gösterilemez. Köylüler olarak bunu istemiyoruz. İkizdere Vadisi SİT Alanı’dır. Vadimizde turizmin geliştirilmesini istiyoruz. HES’ler ve beraberindeki projelerle yaşam alanlarımızı ortadan kaldırarak, sularımıza el konuluyor ve kontrol altına alınarak dışa bağımlı hale getiriliyor. HES’ler bizleri tarihi, sosyal ve kültürel değerlerimizden kopararak, doğal yaşam alanlarımıza geri dönüşümsüz zararlar veriyor. Bilimsel raporlar ve mahkeme kararları ortada. Burada olduğu gibi hiçbir vadimizde, ülkemizin hiçbir köşesinde bu tür projeler istemiyoruz” şeklinde açıklamalarını sürdürdü.

Daha önce bölgedeki HES projelerine tepki gösteren ve HES’lere kesinlik karşı olduklarını dile getiren Sivrikaya Köyü Muhtarı Oktay Aksu’nun, bu ÇED toplantısı sırasında sessiz kaldığına dikkat çeken Ekşi, “Umarız bu tepkisizliği, HES projesini geliştiren firma sahibinin amcasının oğlu Zeki Aksu oluşundan kaynaklanmıyordur. Zaten bu projeleri, bu gibi feodal ilişkileri, iş vaatlerini ve rüşvet niteliğindeki vaat ve siyasi baskı, sindirme politikalarıyla vadilerimize dayatıyorlar. Ancak her ne koşul altında olursa olsun, bizler, bu vadilerde yaşayanlar, köylüler olarak bu projelere asla izin vermeyeceğiz. Ne pahasına olursa olsun karşısında duracağız” diye konuştu.

“SİT Alanına HES Olur mu?”

HES projelerine tepki gösteren Çamlık Köyü Muhtarı Şemsi Özkan, “Öncelikle biz köyümüzde ve vadimizde hiçbir şekilde HES projesi istemiyoruz. Köylerimiz turistik bir yayla köyleridir. Kuş gözlemciliği yapılan ve özellikle de Dağ Horozunun yaşadığı yerler burası. HES projesi ve regülâtörün yapılacağı yerden aşağı 8 tane su değirmenimiz var. Su toplanacak yerde mezarlarımız var. Tarihimiz, kültürümüz, yaşam alanlarımız her şeyimiz burada. Köyümüz turizm ve koruma amaçlı olarak SİT Alanı kapsamına alınmıştı. SİT alanına HES olur mu? Biz yapılmasını istemiyoruz. Yapılan yerleri görüyoruz. Kimse bizden bu projelere destek vermemizi beklemesin” dedi.

Daha Önce de ÇED Toplantısı Yapılmak İstenmişti

İkizdere Derneği ve yöre halkının başvurusu üzerine Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından Ekim 2010’da Doğal SİT Alanı kararı alınan İkizdere Vadisi’nden kurulması planlanan 26 HES projesinden biri olan Gelintaşı HES projesi için, Kasım 2010’da da yine aynı köyde ÇED toplantısı yapılmak istemişti. Yataksu Enerji firması tarafından Sivrikaya Köyü Çakçor Deresi üzerinde yapılması planlanan 3,33 megavat kurulu gücündeki ‘Gelintaşı Regülatörü ve HES’ için 26 Kasım 2010’da yine aynı yerde yapılmak istenen ve köylülerin tepki gösterdiği toplantı; daha sonra SİT kararı gereği zamanın Çevre ve Orman İl Müdürlüğü tarafından iptal edilmişti.

“Yasalar ve Hukuk Çiğneniyor, Suç İşleniyor”

Doğal SİT Alanı ilan edilen İkizdere Vadisindeki HES projelerinin durdurulması ve iptal edilmesi yerine, sürecin hiçbir şey olmamış gibi devam etmesinin yasa ve hukuk tanımazlıkta son nokta olduğu vurgulayan eski SHP Genel Sekreteri Hızır Ekşi ise sorumluların suç işlediklerini kaydetti.

İkizdere Vadisinin, 648 Sayılı KHK ile ortadan kaldırılan Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından 2010 yılının Ekim ayında SİT Alanı ilan edildiğini anımsatan Hızır Ekşi, söz konusu SİT Kararının ayrıntılarının açıklanmaması ve Koruma Kurullarının ortadan kaldırılmasına karşın, SİT Kararının halen devam ettiğini de vurguladı.

İkizdere’de HES yapımcı firmaları tarafından düzenlenen ÇED Sürecine Halkın Katılımı toplantıları ile Bakanlıkça verilen ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararlarının, Anayasaya, yasa ve yönetmelikler ile hukuka aykırı bir girişim olduğunu anlatan Ekşi, özellikle ÇED sürecini devam ettiren Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile konuya ilişkin diğer idari birimlerin bu konuda açıkça suç işlediğine de dikkat çekti.

HES’ler Virüs Gibi…

DEKAP’tan yapılan açıklamada ise, 78 kilometrelik İkizdere Vadisi’nin 26 HES projesi ile ülke genelinde en fazla HES projesinin bulunduğu vadiler arasında yer aldığı vurgulanarak; “Ülkemizin her su gözesini ve vadisini adeta bir virüs gibi saran bu projelerden kurtulabilmek için İkizdere Vadisi SİT Alanı kapsamına alınması istendi. İki yıllık bir değerlendirme sonrasında İkizdere Vadisi Doğal SİT Alanı ilan edildi. Bu karar üzerine ülke genelinde oldukça ilgi çekici tartışmalar yaşandı ve başta Sayın Başbakan ve Bakanlar olmak üzere çeşitli siyasiler tepki gösterdiler ve ne yazıktır ki SİT Kararı bugüne kadar ayrıntılarıyla açıklanmadı. Bugüne kadar yapılan HES’lerin doğal yaşam alanlarına verdiği zararlar, bilimsel raporlar ve yargı kararları ortada. Bilimsel raporlar ve hukuksuzluklar ortadayken; hele de böyle bir alanda böylesine bir çalışma yapılması yasalara, yönetmeliklere ve hukuka açıkça aykırılığın daniskası değil midir? Anayasamız ortada, yasa ve yönetmelikler, bilimsel raporlar, yargı kararları ortadayken, hukukun üstünlüğünün temel alındığı ülkemizde bu tür çalışmaları savunanların hangi gerekçelere sığınacakları ise apaçık şekilde ortada. Bizler, ülkemizin her köşesinde, her vadisinde, Anadolu’nun her su gözesinin başında nöbet tutan köylüler, yöre halkı olarak sularımıza ve toprağımıza, tarihimize, kültürümüze ve sosyal değerlerimize, ülkemizin doğal kaynaklarına sahip çıkarak, sularımızın ticarileştirilmesinin önünde duracağız ve bu projelere karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” denildi.

Hiç yorum yok: