Bir hidroelektrik santrali’nde işletme müdürü olarak çalışırken emekli olan ve AK Parti’den İkizdere Belediye başkanlığı’na seçilen Hasan Kösoğlu, planlanan 26 HES projesinin İkizdere vadisinin ölümü demek olduğunu söyledi. Bölgenin SİT kapsamına alınmasının da doğru olmadığını bunun yöre halkına çeşitli mağduriyetlerle karşı karşıya bırakacağını vurgulayan Köseoğlu, hem doğayı korumak hem de enerji üretmenin mümkün olduğunu söyledi.Kösoğlu, “Çevreyi bozmak ne kadar yanlışsa suyu enerjiye dönüştürmemekte o kadar yanlıştır. 20’den fazla santral İkizdere vadisi’ne son derece olumsuz etki yapacaktır. Bu santraller bu şartlarda yapılırsa, Bakanlar Kurulu kararı ile Turizm vadisi ilan edilen İkizdere Vadisi’nde turizm yapmak mümkün olmayacaktır. Bu vadinin ölümü demektir. Bu vadiler derelerle güzeldir. Bu derelerde bu sular olmazsa ne bu vadinin güzelliği olur nede çekiciliği olur. Maalesef bütün vadilerdeki sular tünellere alınıyor ve vadilerde su göremiyoruz. Su bir tünele giriyor, çıkıyor kısa bir mesafe sonra hemen diğer tünele oradan diğer tünele. Derede su göremiyoruz. Her ne kadar can suyu bırakılacak denilse de Cevizlik HES santralinin can suyu miktarı mahkemeliktir. Bu can suyu miktarları yeterli olmuyor. Bu vadinin ölümü demektir. Bunu gücüm yettiği kadar herkese söylemeye çalışıyorum. Vatanını ve memleketini seven bir kişi olarak iddia ediyorum ki bu santral projeleri bu şekilde yapılırsa bu vadilerde kaybedeceklerimiz, kazanacaklarımızın yanında çok fazladır. Enerjiye ihtiyaç vardır ama bunun yolu yordamı vardır. Bu şekilde yaparsak derelerimizi tünellere hapsedeceğiz. Esas güzelliğimiz can damarımız kurumuş olacaktır.”
“Vadiyi bozmadan enerji üretmek teknik olarak mümkündür”
Köseoğlu, “İkizdere Vadisi’nde yılın 4 ayı aşırı bir su potansiyeli vardır. Bu enerji boşa akmaktadır. Bunu enerjiye dönüştürmemekte vatana ihanet gibi bir iştir. Bu suyu enerjiye dönüştürmenin yolu vardır. Vadiyi bozmadan enerji üretmek teknik olarak mümkündür. Açılışı yapılan Cevizlik HES santrali 95 mega waat gücündedir ve yılda yaklaşık 400 milyon kilo waat saat enerji üretecek şekilde projelendirilmiştir. Keşke bu santral 95 değil 140 mega waat olarak yapılsaydı. Niye, yılın 4 ayı zaten benim fazla suyum var. Bu santralin maksimum aldığı su 53 metre küp saniyedir. Dereden 4 ayda 150 metre küp su boşa akıyor. Bu santral 95 yerine 140 mega waat olsaydı yılın 4 ayı çalışıp 1 yılda üretilen 400 milyon kilo waat saat enerjiyi üretmiş olurdu. Suyun az olduğu Ağustos ayından sonra ve kış aylarında dere yatağında derenin minimum suyu akardı. Bu böyle yapılmadı. Yapıldığı zaman ne olurdu. Yatırımcı firma 130 Milyon dolar yatırım yaptıysa o zaman 200 Milyon dolar yatırım yapacaktı. Şimdi yatırımını 3 yılda kazanıyorsa o zaman 4 yılda kazanacaktı. Ama hem çevre bozulmayacak, hem de aynı enerjiyi hatta daha fazlasını üretmiş olacaktık. Bunlar teknik olarak mümkünken değerlendirilme yapılması firmaların inisiyatifine bırakıldı.”
Cennet vadileri cehenneme çeviriyoruz.
Köseoğlu, “Burada DSİ’ nin bir kaç projesi dışında diğer projeler özel sektör tarafından yapıldı. Yaparken de yalnız ve yalnız enerjiyi düşündüler, çevreyi hiç düşünmediler. Projeler bu düşünceyle yapıldığı için yanlış oldu. Derelerin bütün sularının enerjiye dönüştürülmesi hesaplandı. Çünkü bu işte büyük bir kazanç var. Olmayacak vadilerde 2 yada 3 mega waat gibi küçük santraller yaparak cennet vadileri biz cehenneme çeviriyoruz. Çevre ve Orman Bakanlığı ile ilgili diğer Bakanlıkların bu projeleri gözden geçirerek elemine yapmaları, yapılabilir olanları yapıp, yapılamaz olanları da iptal etmesi gerekir.”
Bu vadileri tahrip etmenin hesabını gelecek nesillere veremeyiz
Köseoğlu, “Biz hem enerji üreteceğiz hem çevreyi bozmayacağız. İkisine de aşırı derecede ihtiyacımız var. Devletin kontrolünde havza planlamaları yapılarak İkizdere vadisi ele alınmalıdır. Bu vadiler ülkenin gelecekte turizmde göz bebeğidir. Bu vadileri 3-5 fazla santral yapacağız diye tahrip etmenin hesabını biz gelecek nesillere veremeyiz. Buna da hakkımız yoktur. Bu ülkenin bir zenginliğidir. Kaybettiklerimiz ile kazandıklarımızı bir teraziye koymamız lazım. Kaybettiklerimiz bu şekilde çok fazladır. Bir şekilde bunu önlememiz gerekiyor.”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder